Get Adobe Flash player
Reklam Alani

Yabancı

Çocuk çevreden, okulundan ve mecburiyetlerden dolayı konuşulan dili öğrenmektedir. Fakat bir yabancı ülkede yaşama imkanına sahip olan aile sayısı oldukça sınırlıdır.

Buna rağmen, ikinci dilin konuşulduğu ülkede yaşama şartı olmaksızın erken yaşta ikinci dil eğitimine başlanırsa çocuğa bir kaç yabancı dili öğretebilme şansı vardır.

Bireysel ve sosyal gelişim açısından ise, erken yaşta yabancı dil eğitimi, çocukta kültürler arası farklılıkları ya da benzerlikleri görme ve farklı kültürlere saygı ile yaklaşma özelliklerini geliştirdiği gibi karşılaştırmalar yaparak kendi kültürünün özeliklerini daha iyi tanımlamasını da sağlayacaktır.

Böylece; çocuklar farklı kültürlerden ve toplumlardan insanlarla iletişim kurabilmekte , kendilerini ifade edebilme ve problem cözebilme yeteneklerini geliştirmekte, İngilizce konuşulan ortamlarda kendilerini rahat hissedebilmekte ve öğrendiklerini günlük yaşamada hata yapma ya da komik duruma düşme korkusu olmaksızın kullanabilmektedirler.

Uygulanan paralel program sayesinde çocukların doğal dil yeteneklerini değerlendirmelerine fırsat verilerek, ingilizce’yi anadil seviyesinde öğrenmeleri ve bu sırada da kendi ana dilleri ile de kıyaslayarak her iki dili de etkin olarak kullanabilmeleri sağlanmaktadır.

Erken yaşta dil öğrenmeye başlamanın öğrenme yöntemleri açısından da pek çok faydası vardır. Bir dilin öğrenilmesi esnasında hafızada en fazla ve kolay saklanan ve o dilin açısından en faydalı olan şeylerin ne olduğunu araştıran bilim adamlarına göre şiir, şarkılar, masallar, isimler ve sayılar ilk sıraları almaktadır. şarkılar neredeyse bir ömür boyu hafızada saklana bilmektedir.

Bir insanın şarkılara, masallara ve şiirlere en çok ilgili olduğu ve bir oyun içersinde öğrendiği dönem ise doğal olarak çocukluk yaşlarıdır. Tony Stockwell’in dediği gibi ‘’Bir şeyi hızlı ve etkili bir şekilde öğrene bilmek için, onu görmek, duymak ve hissetmek zorundasınız.’’Erken yaşta, her şeye bir oyun mantığı çerçevesinde bakan çocuklar, öğrenmekte oldukları dili oyun oynar gibi görerek, duyarak ve hissederek kolayca öğrenirler. Bu durum gösteriyor ki erken yaşta ikinci dil eğitimine başlamak sadece çocuğun zihinsel gelişimi açısından değil, aynı zamanda öğrenme yöntemleri açısından da oldukça kritik bir önem sahiptir.

Amsterdam’dan bir arkadaşa ’‘Nasıl oluyor da tüm Hollandalılar su gibi İngilizce konuşuyor?’’ diye sordum. ‘‘Çok basit! Konuşmazsak dünyanın hiçbir yerinde ne yemek sipariş edebiliriz ne de yolumuzu bulabiliriz… Kimse Hollandaca bilmiyor ki!’’ diye cevap verdi. Bu bizim için de aşağı yukarı öyle diye düşündüm; ama Hollanda’da İngilizce konuşanların oranı ve konuşulan İngilizce’nin seviyesi şaşırtıcı derecede yüksekti. Okumaya devam et

Çocukluğumuza dönelim ve dili nasıl öğrendiğimizi düşünelim. Anne-babamız dilimizi öğretmemiz, kelime hazinemizi oluşturmamız, kelimeleri doğru kullanmamız, doğru telâffuz etmemiz ve konuşmamız için hususi bir gayret göstermedi. Dil okuluna, kursuna göndermedi, ilkokula gidinceye kadar bir öğretmen desteği de sağlamadı. Buna rağmen, en bilgisiz, en âciz çağımızda dil öğrenmek gibi zor bir marifeti farkına varmadan kazandık. Zor, çünkü milyonlarca yetişkin insan çok istediği ve ciddi gayret gösterdiği hâlde bir yabancı dili öğrenemiyor. Çocukların dil öğrenmesi ise, tamamen mu’cizevî bir hâdisedir. Okumaya devam et

İngilizce ve Diğer Dillere Ait Kelimeleri Neden Ezberleyemiyoruz?

İngilizce kelimeleri ezberleyemiyoruz. Çünkü öğrenme işleminin içine beynin sağ lobunu sokmuyor ve sadece sol lobu kullanarak ezberlemeye çalışıyoruz. Neticede İngilizce kelimeleri beynin saklama konseptine uygun göndermediğimizden dolayı ezberleme gerçekleşmiyor.
Bu ifadeyi biraz daha açarsak; hafıza resimlerle saklar. Okuduğunu ve işittiğini değil, gördüğünü ezberler. İşte bu sebepten dolayı, seyrettiği bir filmi ya da gördüğü bir kazayı unutmaz. Ama okuduğu bir kitabı ya da dinlediği bir konuşmayı unutur.
İngilizce kelimeleri ezberleyememenin altında yatan sebep, beynin bu çalışma prensibini bilmemek ve İngilizce kelimeleri beyne gelişigüzel göndermektir. Bu sebeple hem İngilizce kelimeleri çok zor ezberliyor hem de ezberlediğimiz kelimeleri çok kısa bir zamanda unutuyoruz.

Sistem Naıl Çalışıyor?

Daha önce öğrendik ki, ezberlemenin yolu bilgiyi resimlemekten geçiyor. Resimlenen bilgiler kolayca ezberleniyor ve unutulmuyor. Resimlenmeyen bilgiler ise hem zor ezberleniyor, hem de kolayca unutuluyor.
İşte bu sebepten dolayı, İngilizce kelimeleri ezberlemek için de kelimeleri resim hâline getirmeliyiz. Bizler sizler için bunu yaptık ve her İngilizce kelimeyi bir resme dönüştürdük. Ayrıca o kelimeye ait özel bir animasyonla bu resmi kuvvetlendirdik. Bu sayede İngilizce kelimeleri beyne anı formatında gönderiyoruz.
İnsan nasıl ki anılarını ve kendi başından geçen ilginç olayları unutamıyorsa, anı formatında beyne gönderdiği İngilizce kelimeleri de unutamamaktadır.
İngilizce kelimeleri resim formatına çevirmek için “Benzer ses bulma” tekniğini kullanıyoruz. Benzer ses bulma tekniğinin detayını öğrenmek için tanıtım videomuzu izleyebilirsiniz.

Bu Teknik İle Günde Kaç Kelime Ezberlenebilinir?

“Bu teknikle günde kaç İngilizce kelime ezberlenebilir?” sorusuna cevap bulmak için, İngilizce kelime ezberleme tekniğini daha yeni öğrenen 20 kişilik bir sınıfta kelime ezberleme yarışması düzenledik. Bir günde en çok İngilizce kelimeyi ezberleyen birinci olacaktı. Sınıfın birincisi bir günde tam 197 kelime ezberlemişti. İkinci olan kursiyer ise 154 deyimsel fiili sadece 4.5 saatte ezberlemişti.
Ama şunu unutmayın! Bu yarışmacılar kelime ezberleme tekniğini daha yeni öğrenmişlerdi ve tekniği otomatik kullanma seviyesine ulaşmamışlardı. Yani daha kelime ezberleme tekniğini kullanmakta çok tecrübesiz idiler. Buna rağmen sınıfın birincisi 197 kelime ezberlemişti.
Bununla birlikte, kelime ezberlemek için fazla zamanı olmayanlar günde sadece 30 kelime ezberleseler, ayda 900 kelime ile İngilizceyi çok rahat konuşabilirler. 30 kelimeyi ezberlemek ise 30 dakikadan fazla zaman almaz.
Bizler Hafıza Merkezi olarak, hem kurslarımızda hem kurumsal eğitimlerimizde hem de eğitim setlerimizde 200 İngilizce kelimeyi sadece 8 saatte ezberletebiliyoruz. Eğer 1.000 kelime ezberlemek istiyorsanız, ayırmanız gereken süre sadece 40 saattir. Deneyin, göreceksiniz!

Bu Tekniği Başka Dillerde de Kullanabilirmiyiz?

Bu tekniği elbette başka dillerde de kullanabilirsiniz. İngilizce kelime ezberleme tekniğini öğrendikten sonra bu tekniği kullanarak Almanca, Rusça, Japonca, Çince ve diğer tüm dünya dillerini kolaylıkla öğrenebilirsiniz.
Bizler Hafıza Merkezi olarak, aynı tekniği kullanarak Rusça, Almanca, Fransızca, Arapça, Hollandaca, Japonca, Çince, İtalyanca ve İspanyolca dillerine ait kelime ezberleme setlerini hazırladık ve sizlerin istifadesine sunduk.
Şu anda Merkezimiz diğer dünya dilleriyle ilgili çalışmalar yapmaktadır. Hedefimiz, her dile ait en az 600 temel kelimeyi hafıza teknikleriyle ezberletmek ve bu setleri sizlerin istifadesine sunmaktır.

Bu Tekniklerle Ezberlenen Kelime Unutulur mu?

Bu tekniklerle ezberlenen bir kelime asla unutulamaz. Hatta unutmaya çalışsanız da unutamazsınız.
Bunun sebebi, bizler kelimeyi kelime olmaktan çıkarıyor ve anı formatında beyne gönderiyoruz. Kişi, anılarını ve kendi başından geçenleri nasıl unutamıyorsa, anı formatında beyne gönderdiği yabancı dil kelimeleri de unutamamaktadır.
Hafıza eğitimi uzmanı Sinan Yılmaz bu konuyla ilgili bir anısını şöyle anlatmaktadır:
Bir gün İngilizce kelime ezberlettiğim bir sınıfımda öğrencilerime şöyle sordum: “Şimdi de çok farklı ve çok zor bir kelimeyi hafıza teknikleriyle ezberleyelim. Ama kelime hem uzun hem de çok zor olsun. Acaba içinizde böyle zor bir kelimeyi tahtaya yazacak var mı?”
Sınıfta bir parmak kalktı. Parmağın sahibi bir doktordu ve tahtaya şu Latince kelimeyi yazdı: “Tendi muscolis flexolis holisos longi”
Bizler bu kelimeyi sınıfla birlikte ezberledik. Hem de kelimeyi bir defa okuyarak.
Bir hafta sonra sınıfımdaki bayan bir kursiyer bana gelerek şöyle dedi: “Hocam benim bir derdim var. Hani geçen hafta bir kelimeyi ezberlemiştik ya, ‘Tendi muscolis flexolis holisos longi’ Ben bu kelimeyi unutamıyorum hocam.”
Ben onun bu telaşı üzerinde tebessüm ederek şöyle dedim: “Merak etme, bu kurs bittikten sonra bir kursum daha var; “Nasıl unuturum?” kursu. Sen ona gelirsin o bilgiyi sileriz.”
Öğrencim bana şaşkın şaşkın bakıyordu ki, ben gülerek sözlerime şöyle devam ettim: “Şaka şaka. Böyle bir kurs yok. Ama merak etme, kelimeyi ben de unutamıyorum ve unutamayacağız. Çünkü bu kelimeyi beyne anı formatında gönderdik. Anı formatında gönderilen bir bilgi unutulamaz. Ayrıca Beynim dolar mı diye de korkma. Çünkü insan 90 sene yaşasa ve her saniye beyne 10 bilgi gönderse; yemese, içmese ve uyumasa, yine de 90 sene sonra beyninin yarısı bile dolmuyor. Yani hard disk bu kadar geniş.”

Bu Sistem Tarihte Nasıl Gelişmiştir?

Yabancı Dil Öğreniminde bu teknikleri ilk defa kullanan kişi 1990’larda Michael Gruneberg olmuştur. Dr. Gruneberg, Linkword isimli sistemin yazarıdır ve öğrenme yöntemleri konusunda uluslararası saygınlıkta bir kişidir. Society for Applied Research in Memory and Cognition (Hafıza ve Biliş üzerine Uygulamalı Araştırma) derneğinin kurucu başkanıdır. İngiltere’de BBC QED programlarının yazarıdır ve Hafızanın Büyüsü (The Magic of Memory) isimli BBC programlarının da bilimsel danışmanlığını yapmış ve BBC kanalında UNUTMAYAN HAFIZA üzerine bir dizi program yapmıştır.
Hafıza teknikleri ve özellikle çağrışım tekniği ile dil öğretim kursları, hatırlamayı daha etkin kılan pek çok bilimsel araştırmanın bir ürünüdür. Bu teknikle öğrenmede aynı zamanda dil öğreniminden de çok zevk alındığı gözlemlenmiştir.
Yabancı Dil Öğretiminde Michael Gruneberg dışında başka önemli kişiler de bu teknikle dil öğretiminde bu tekniğin faydalarını vurgulamışlardır. Dünyadaki tüm hafıza ustaları ve birtakım eğitmenler, hafızayı geliştirmek için çağrışım ve görselleştirme yolunun kullanılması gerektiğinin önemle üzerinde durmuşlardır.
Bu kişilerin arasında, “Bay Hafıza” (Mr. Memory) olarak tanınan Tony Buzan, “Master Your Memory” (Hafızanıza Hükmedin) adlı kitap gibi bu sistemi ve teknikleri anlatan pek çok kitap yazmıştır.
Dr. Bruno First de “Course in Memory and Concentration” (Hafıza ve Konsantrasyon Üzerine Kurs) adlı kitabında aynı prensip ve tekniklerden bahseder.
Dr. Lozanov da bu tekniklerle yabancı dil öğretimini anlatan bir kişidir ve dünyada “Super Learning Teacher” (Süper Öğrenme Öğretmeni) olarak tanınmaktadır.
Günümüz eğitim dünyası ilk olarak bu sistemi Dr. Gruneberg’in “Linkword” sistemi ile tanımış olsa da aslında bu sistem oldukça eskilere dayanmaktadır.
Hafıza ve hafıza tekniklerinin tarihi aslında binlerce yıl öncesine dayanmaktadır ve tarihçesi eski Yunanlılara kadar uzanmaktadır. Cicero’ya göre, bu tekniği ilk bulan Ceoslu Simonides’tir. Günümüzde ise bu teknikler Dünya Hafıza Şampiyonu Dominic O’Brien tarafından dünyaya tanıtılmıştır.
Hafıza Merkezi olarak bizler aynı sistemi kullanarak Türkiye’deki ilk interaktif İngilizce kelime ezberleme setlerini hazırladık ve sizlerin istifadesine sunduk. Tamamen uzman bir ekip ile hazırlanan bu setlerde; her kelimeyi anı formatına çevirdik, her kelime için özel bir animasyon hazırladık, kelimelerin cümlede kullanışlarını örnek cümlelerde gösterdik, cümle ve kelime seslendirmelerini yaptık ve her kelimeye ait 11 farklı testi sizler için hazırladık. Bu sayede kelime ezberini hem eğlenceli hem de kalıcı bir hâle getirdik.

Bu Sistem Dünya Genelinde Kullanılan Bir Sistem midir?

Evet, son yirmi senedir Dr. Michael Gruneberg’in dil öğretimine katkılarıyla sistem dünyada daha sıklıkla uygulanır hâle gelmiştir. Bu konuda yazılmış pek çok kitap bulunmaktadır. Bunların başında “Vocabulary in Cartoons” (Karikatürlerle Kelime Bilgisi) kitabı Amerika’da ilköğretim okullarında dahi denenmiş ve başarılı sonuçlar vermiştir.
Hafıza Yardımcıları (Mnemonics) olarak da bilinen bu teknik ile uzun süreli belleğe hızlı ve kalıcı bilgi kodlanması Eğitim Bilimleri kitaplarında ve Bilişsel Öğrenme konularında yer almaktadır.
Başta İngiltere’de BBC kanalı olmak üzere bu teknikler konusunda sayısız haber ve program dünya basınında yer almıştır.
İngiltere’de Michael Gruneberg’in “Linkword Languages” kursları; Tony Buzan’ın Buzan Center faaliyetleri; yine İngiltere’de “200 words a day” kursları ve yine Amerika’da “Unforgettable languages” (Unutulmayan diller) olarak bir eğitim firması İspanyolca, Fransızca, Rusça, Portekizce, İbranice, Japonca, Hollandaca, Yunanca ve daha pek çok dili bu tekniklerle öğretmektedir.
Pek çok ülkede hatırı sayılır görsel ve yazılı basında da bu teknikten sıkça bahsedilmektedir. Bunlar arasında BBC başta olmak üzere, Newsweek, La splash Magazines, Bankog Post, Micro Mart bulunmaktadır.

Günümüzde bir veya birkaç yabancı dil bilmek hayatın çeşitli alanlarında neredeyse olmazsa olmaz kuralı haline gelmiş durumda. Dünyanın her tarafında milyonlarca insan bir yabancı dil öğrenmek uğruna çok büyük oranda maddi güç, enerji ve vakit harcamakta. Yabancı dil öğrenmek uğruna gösterilen bu büyük çabaya rağmen, büyük oranda, alınan netice tatmin edici olmaktan uzak olup, harcanan çaba, enerji ve zamanın boşa gittiği müşahade edilmektedir. Okumaya devam et